GÜNDEM

BASINA VE KAMUOYUNA YAŞAMAK İÇİN!

28 Eylül 2026 852 okunma 5 dk okuma
305178
305178


Yıllardır alanlardayız. Yıllardır aynı şeyi söylüyoruz: Bugün hayvana yapılan ne varsa, yarın insana da yapılacaktır. Hayvana yapılanı görmezden gelenler, sıra kendilerine geldiğinde artık çok geç olduğunu görecekler.


Bugün bizden, yaşamamız için ihtiyaç duyduğumuz şeyleri birer birer almak istiyorlar. Bize nasıl bir gelecek hazırladıklarını anlatıyorlar: Akıllı şehirler!


Peki akıllı şehirler inşa edildiğinde nasıl bir dünyada yaşayacağız?


Gerçek ormanların yerine yapay ormanlar, gerçek etin yerine yapay et, gerçek denizlerin ve göllerin yerine yapay yaşam alanları, gerçek hayvanların yerine robot hayvanlar, gerçek sütün ve yumurtanın yerine laboratuvarlarda üretilen ürünler...


Biz gerçekten böyle bir gelecek mi istiyoruz?


Hayvanlarımız çiplendi. Şimdi sıra insanlarda mı?


Çiplenince bizleri istedikleri gibi takip edecek, izleyecek, nerede olduğumuzu, ne yaptığımızı, ne yediğimizi, ne içtiğimizi bilecek sistemlerin kurulmasına neden izin verelim?


Kullandığımız elektrikten suyumuza, yediğimiz gıdadan kişisel verilerimize kadar hayatımızın her alanının kontrol edilebildiği bir yaşamı kabul etmek zorunda değiliz.


Köpeklere çip takıldı, ne oldu? Köpekler toplandı.


Biz yıllardır söyledik: Hayvana yapılan her uygulamanın sonuçlarını sorgulayın. Çünkü hayvan üzerinde başlayan kontrol mekanizmalarının yarın insan hayatına da taşınabileceğini görmemiz gerekiyor.


Pandemi döneminde yaşananlar hâlâ hafızalarımızda. İnsanlar aşı olmaya zorlandı, toplum üzerinde büyük bir baskı oluştu. Bugün hâlâ bunun sonuçları hakkında tartışmalar sürüyor.


Havaya, toprağa, suya ve gıdaya ilişkin endişelerimizi dile getiriyoruz. Gökyüzünde gördüğümüz uygulamalar, iklimin değişmesi, yağış düzenlerinin bozulması konusunda sorular soruyoruz.


Bize “bunlar komplo” diyerek susmamızı istemeyin.


Çünkü biz gördüklerimizi sorguluyoruz.


İklimimizle oynandığını, yağmurumuzun elimizden alındığını, doğamızın değiştirildiğini düşünüyoruz ve bunun hesabının topluma açık şekilde verilmesini istiyoruz.


Bunlar bizim için bir film değil.


Bizim için bunlar gerçek hayatın kendisi.


Şimdi Antalya'da yapılacak COP31 ile birlikte bu politikaların daha da görünür hale geleceğini düşünüyoruz. Ve diyoruz ki:


Buna birlikte dur demeliyiz.


Çünkü bugün sesimizi çıkarmazsak yarın çok daha büyük bedeller ödemek zorunda kalabiliriz.


Uyanın artık!


Bugün yaşadığımız sorunları tek tek konuşurken büyük resme bakmayı unutmayalım.


Ulusal egemenlik, özgürlük, mülkiyet hakkı, tarım, hayvancılık, ormanlar, su, gıda ve aile yapımızla ilgili atılacak her adımı sorgulayalım.


Ekip biçmenin, sulamanın, hayvancılık yapmanın kısıtlandığı; tarım arazilerinin el değiştirdiği; ormanların yok edildiği; insanların mülksüzleştirildiği; nakitsiz ve mülkiyetsiz bir yaşamın dayatıldığı; seyahat özgürlüğünün kısıtlandığı bir gelecek istemiyoruz.


Çocuklarımızın geleceğinin nasıl şekillendirileceğine başkalarının bizim adımıza karar vermesini istemiyoruz.


Kaldırın başınızı!


Bırakın bugün önünüze konulan magazin haberlerini. Bırakın TikTok'u, sosyal medyada saatlerce tükettiğimiz boş gündemleri.


Uyan Türkiye!

Uyan Antalya!


Çünkü mesele artık yalnızca bugün değildir.


Mesele, yarın nasıl yaşayacağımızdır.


Bu ülkenin geleceğini ilgilendiren kararların alınmasına çok az zaman kaldığını düşünüyoruz. Bu nedenle buradan herkese açık bir çağrı yapıyoruz:


Birlik olalım. Sesimizi yükseltelim. Geleceğimiz hakkında söz sahibi olalım.


Çünkü sessiz kalırsak, bizim adımıza karar verecekler.


---


HAYVAN HAKLARI MÜCADELESİ BİZİM İÇİN YAŞAM HAKKI MÜCADELESİDİR


Bizler hayvan ve yaşam hakkı savunucularıyız.


Hayvan deyince sadece kedi ve köpekleri kastetmiyoruz.


Akvaryumdaki balıktan kafesteki kuşa, hayvanat bahçelerinde özgürlüğünden uzak tutulan hayvanlara, okyanuslardan koparılan yunuslara, köpekbalıklarına, deney hayvanlarına, av uğruna öldürülen canlılara kadar tüm hayvanların yaşam hakkı için ses çıkarıyoruz.


Hayvan dövüşlerine, hayvan ticaretine, hayvan sömürüsüne karşıyız.


Çünkü bunun adı sadece hayvan sevgisi değildir.


Bu, insan olmanın en temel vicdani sorumluluklarından biridir.


7527 sayılı yasa ile köpeklerin yaşam hakkının yok edilmesine karşıyız.


Bugün barınaklardan kan kokusu geliyor.


İnsanları hayvanlara düşman ettiler. Korku saldılar. Merhameti insanların hayatından çıkardılar.


Ve şimdi ne oldu?


Hem sokaklarda hem barınaklarda hayvanlara yönelik eziyet ve ölüm görüntüleriyle karşı karşıyayız.


Bir toplumun ahlakı ve vicdanı, kendisinden güçsüz olana nasıl davrandığıyla ölçülür.


Bir yasayı Meclis'ten geçirirken bunu bir başarı, bir marifet gibi sunanlar bugün yaşananları görmezden gelemez.


---


SAYIN BAKANLARA, MİLLETVEKİLLERİNE VE YETKİLİLERE SESLENİYORUZ!


Sayın Bakan,


Ülkenin en önemli problemi gerçekten köpekler mi?


Güvenli sokaklar köpekleri yok ederek mi sağlanacak?


Bugün sokaklarımız güvenli değilse bunun nedeni sokakta yaşayan hayvanlar mı, yoksa suç işleyen ve insanlara zarar veren kişiler mi?


Çocuklar öldürülürken, kadınlar öldürülürken, insanlar suçların mağduru olurken bütün ülkenin dikkatini köpeklerin üzerine çevirmek gerçekten çözüm müdür?


Sayın Bakan, siz hiç korkudan ağlayan bir köpek gördünüz mü?


Hiç açlıktan kemikleri dışarı çıkmış bir köpeğin gözlerine baktınız mı?


Yavrularından zorla koparılan bir annenin çaresizliğini gördünüz mü?


Karnında yavruları olduğu halde yakalanan, iğneler atılarak yerlerde sürüklenen, korku içinde barınağa götürülen bir köpeği gördünüz mü?


Barınağa bile ulaşamadan can veren hayvanlardan haberiniz var mı?


Siz hiç barınak gördünüz mü Sayın Bakan?


Sayın Milletvekilleri;


Siz hiç bu canların gözlerine baktınız mı?


Hiç bir hayvanın ölüm korkusunu hissettiniz mi?


Hiç çaresizce size bakan bir canın gözlerinde “Beni kurtar” diye haykıran o bakışı gördünüz mü?


Bu canlar size emanet edildi.


Siz bu canların vebalini nasıl ödeyeceksiniz?


Evet, bir tarih yazdınız.


Ama bu tarih bizim gözümüzde kanlı bir tarihtir.


---


ANTALYA'DA CEVAP BEKLEYEN SORULAR VAR!


Antalya Aksu Belediyesi Bakımevi'nde yaşananlar hâlâ çözüme kavuşmadı.


Üzeri açık mezarlarda hayatını kaybeden köpeklerle ilgili nekropsi sonuçları neden kamuoyuna açıklanmadı?


Neden herkes kendisini aklamanın peşinde?


Biz soruyoruz.


Gerçeği bilmek istiyoruz.


Ve bu işin peşini bırakmayacağız.


Elbette bir gün adalet yerini bulacak.


Antalya Büyükşehir Belediyesi Kirişçiler Bakımevi'nde de cevap bekleyen sorularımız var.


Yüzlerce hayvanın aynı dönemde gömüldüğünü görüyoruz.


Belgelerin ve delillerin ortadan kaldırılabileceğine ilişkin kaygılarımız var.


Alana girmeye, olan biteni görmeye çalışan insanlar neden uzaklaştırılıyor?


Neyi saklıyorsunuz?


Soruyoruz.


Size emanet edilen binlerce can var.


Bir hafta içerisinde yüzlerce hayvana ne oldu?


Neden öldüler?


Ölüm nedenleri nedir?


Neden kamuoyu açık ve şeffaf biçimde bilgilendirilmiyor?


Bunun yerine dernekleri toplayıp barınak güzellemesi yaptırmak nedir?


Ziyaretçilere kapalı tuttuğunuz, insanların göremediği doğal yaşam alanlarında neler oluyor?


Kamuoyunu bilgilendirin.


Biz kimsenin üzerine iftira atmak istemiyoruz.


Biz kimseyi peşinen suçlamıyoruz.


Ama soru sormaktan da vazgeçmeyeceğiz.


Çünkü orada ölenler birer sayı değildir.


Onların da kalbi vardı.


Onların da korkusu vardı.


Onların da yaşam hakkı vardı.


Ve onların yaşam hakkını savunmak bizim vicdani sorumluluğumuzdur.


---


Biz yıllardır alanlardayız.


Yıllardır söylüyoruz:


Bugün hayvana yapılanı görmezden gelirseniz, yarın sıra size geldiğinde kimse kalmayabilir.


Bu nedenle artık susmayacağız.


Ne hayvanın yaşam hakkından vazgeçeceğiz, ne doğanın, ne ormanın, ne suyun, ne toprağın, ne de insanın özgürlüğünden.


Biz buradayız.


Hayvanlar için buradayız.

Doğa için buradayız.

Çocuklarımızın geleceği için buradayız.

İnsan onuru için buradayız.

Yaşam hakkı için buradayız.


Ve bugün Antalya'dan bütün Türkiye'ye sesleniyoruz:


UYAN TÜRKİYE!

UYAN ANTALYA!


Geleceğimizi başkalarının ellerine bırakmayalım.


YAŞAMAK İSTİYORUZ.

YAŞATMAK İSTİYORUZ.

ÖZGÜR VE VİCDANLI BİR GELECEK İSTİYORUZ.


Çünkü YAŞAM HAKKI HEPİMİZİNDİR.

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.

GÜNDEM kategorisindeki diğer haberler

Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.

Marka Flower Çiçekçi