GÜNDEM

Denizolgun dosyasında yeni iki iddianame: “Yok” denilen otopsi videosu bulundu

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin soruşturmada iki yeni iddianame hazırlandı. “Video yok” denilen otopsi kaydının daha sonra bulunduğu ortaya çıkarken, Adli Tıp Kurumunda görevli 3 kişi ile olay tarihinde özel doktoru olduğu belirtilen kişi hakkında dava açıldı.

04 Ekim 2026 343 okunma 2 dk okuma
Denizolgun dosyasında yeni iki iddianame: “Yok” denilen otopsi videosu bulundu

İSTANBUL - BHA

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da Beykoz’daki çiftliğinde ölü bulunmasına ilişkin soruşturmada, 10 yıl sonra iki kritik iddianame hazırlandı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamelerden biri, otopsi videosuyla ilgili yazışmalardaki çelişkilere, diğeri ise olay tarihinde özel doktor olduğu belirtilen Nurettin Demirkol’un 2026’daki ifadesi ile 2016 tarihli kayıtlar arasındaki farklılıklara ilişkin oldu.

“Video yok” denildi, aynı gün “var” cevabı geldi

Başsavcılık, 2026 yılında Adli Tıp Kurumundan Denizolgun’un otopsisine ilişkin video kayıtlarını istedi. Kurumdan 16 Temmuz’da gönderilen yanıtta video kaydının bulunmadığı bildirildi.

18 Ağustos’ta ise Denizolgun’un mezarının açılmasına ilişkin fethi kabir kararı alındı. Aynı gün Adli Tıp Kurumundan bu kez otopsi videosunun bulunduğu ve kayıtların Başsavcılığa gönderildiği bildirildi.

Soruşturma kapsamında görevli İsmail Çoban, Çağdaş Köse ve Samet Çalışkan’ın ifadeleri alındı. Savcılık, video kaydı mevcut olmasına rağmen “video yok” şeklinde cevap verildiği değerlendirmesiyle 3 görevli hakkında TCK 204/2 kapsamında “kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği” suçundan dava açtı.

Özel doktorun ifadesinde çelişkiler tespit edildi

İkinci iddianame ise olay tarihinde özel doktor olduğu belirtilen Nurettin Demirkol hakkında hazırlandı.

Demirkol’un 26 Ağustos 2026’daki ifadesinde Denizolgun’un özel doktoru olmadığı, ölümü şüpheli değerlendirmediği ve olay yerinde yalnızca iki kişinin bulunduğu yönünde beyanda bulunduğu belirtildi.

Ancak savcılık, 155 kayıtları, HTS verileri, olay yeri tutanakları ve 2016 tarihli belgelerde farklı tespitlere ulaştı. 155 kayıtlarında polisi arayan kişinin Demirkol olduğu ve kendisini “ailenin hekimi” olarak tanıttığı belirtildi.

Demirkol’un 2026’da Denizolgun’un yüzünde ve vücudunda kan görmediğini söylediği, 2016 tarihli tutanakta ise Denizolgun’un ağzının sağ tarafından kan sızdığını ve kanın yastığı ıslattığını söylediğinin kayıt altına alındığı aktarıldı.

Savcılık, Demirkol’un yeminli ifadesinin çeşitli kayıt ve beyanlarla çeliştiği değerlendirmesiyle hakkında TCK 272/3 kapsamında “yalan tanıklık” suçundan kamu davası açtı.

İki iddianame de 2 Ekim’de düzenlendi

Demirkol’un 4 Eylül 2026’da tutuklandığı ve iddianamenin düzenlendiği tarihte tutukluluğunun sürdüğü belirtildi.

Her iki iddianame de 2 Ekim 2026’da düzenlenirken, Adli Tıp görevlileri hakkındaki dosya Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine, Demirkol hakkındaki dosya ise Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.

İddianamelerde yer alan suçlamalar, mahkeme kararı kesinleşinceye kadar isnat niteliği taşıyor.

Kaynak: BHA

Paylaş X Facebook

Yorumlar 0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Yorumlar moderasyondan sonra yayımlanır. Hakaret ve reklam içerenler onaylanmaz.

GÜNDEM kategorisindeki diğer haberler

Sonraki haber yükleniyor…

Deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanıyoruz. Detaylar için Çerez Politikası.

Marka Flower Çiçekçi